Kullanma Kılavuzları

Posted on Eylül 14, 2008. Filed under: Ortaya Karışık | Tags: , |

Çoktandır aklıma takılan bir sorudur. Türkiye’de ürün satan bir firmanın kullanım kılavuzunda neden Türkçe yoktur. Tamam İngilizce artık genel geçer bir dil olmuş durumda ama Türkiye’deki 70 milyon insanın İngilizce bildiği mi varsayılıyor? Öyle olduğunu sanmıyorum açıkçası. O halde başka bir soru geliyor insanın aklına….Türk tüketicisi neden ilgiye mazhar görülmüyor ya da başka bir deyişle Türk tüketicisine ürün satanlar neden Türkçe kullanma gereği duymuyor!

En basitinden günlük hayatımızda kullandığımız onlarca ürünü düşünün…Aldığınız Flash Disklerin, CD Playerların, MP3 Çalarların (ilk anda aklıma gelen elektronik eşyalar)  ya da daha sıradan, satılan bir ütünün  neden Türkçe desteği yoktur…Kullanım Kılavuzuna bakıyorsunuz İngilizce Almanca Fransızca var…. Tamam..Bunlara genel diller diyelim geçelim.. Peki Danimarka diline , Hırvat diline, Bulgar Diline, Arap Diline, Yunan Diline çevrilmiş kullanma kılavuzları varken neden Turkçe Kullanma Kılavuzları yok…( Burada bir noktaya değinmek lazım. Türkçe kılavuz ya da Türkçe dil desteği sağlayanlar da var elbet. Benim sözüm olmayanlara….) yıllardır bu konuya dikkat ederim, Türkçe haricinde nice milletin dilinde vardır da bizim dilimizde yoktur bu kılavuz…. Yoksa biz kılavuza ihtiyaç duymayan bir millet miyiz ? Bakın bu bile bir yere kadar kabul edilebilir bir cevap :)

Evet korsan konusunda Avrupa nın önde gelen(!) ülkelerinden biriyiz bizden daha kopyacı olan Avrupa da bir tek Bulgarlar var… Bunu sayılarla her istediğimiz noktaya çekebiliriz… Satın alma paritelerinden tutun da gayrisafi milli hasılaya kadar…

Kullanma kılavuzlarında durum böyle. Dil desteği sağlama konusunda da çok farklı değil aslında ama orada ilgimi çeken başka birşey daha var ki bazen hani ben de aman Türkçe dil desteği olmasın diyorum. Nasıl mı ? Şöyle ki; üniversite yıllarında Omerta diye online bir oyun oynuyordum. Oyunun ilk oynayanlarından biriydim Türkiye’de ve tabiki Türkçe dil desteği yoktu…10-12 dil desteği vardı da bir tek Turkçe yoktu…Mutlu mesut oynumuzu oynar, yabancılarla muhabbetimizi ederdik. Bir gazetede bu oyun ve bu oyunu burada oynayan bizler haber olunca oyundaki Türk sayısı bir anda patladı…Biz de Omerta ekibine gelin oyunu Türkçeye çevirelim oyunda patlama olacak dedik…Çevirdik de…Ne oldu ? Evet, patlama oldu, oyuna binlerce Türk girdi…hatta öyle bir patlama oldu ki oyunda Türk-Yunan savaşı, Türk – Hollandalı savaşı bile çıktı, çok kan döküldü çok. Sonradan pişman olduk çevirdiğimize, millet Türklerden sıkılmıştı, her yerde Türk her yerde Türk )

Bu da duruma farklı bir bakışaçısı tabi…

Bir ayakkabı firması iki yetkilisini bir ülkeye gönderir, git bir pazar araştırması yap diye… Elemanlardan biri ülkeye gider gitmez sarılır telefona:

Efendim der, burda 40 milyon insan var ve kimse ayakkabı giymiyo buraya yatırım yapmayalım buradan hiçbirşey elde edemeyiz. Sonra diğer eleman arar:

Efendim buraya hemen yatırım yapalım burada en az 40 milyon çift ayakkabı satarız…Zira kimse ayakkabı giymiyor der…

Bakışaçısı…

Make a Comment

Make a Comment: ( None so far )

blockquote and a tags work here.

Liked it here?
Why not try sites on the blogroll...